Haber Samanyolu

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
KÜNYELİNKLER

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SON YORUMLANANLAR

    Reklam 2

    RSS HABERLER

    The Free Dictionary'ye ekle
    Meşrûtiyetin mürşidi İslâmiyettir

    Meşrûtiyetin mürşidi İslâmiyettir

    Tarih 28.Temmuz.2010, 16:58 Editör Servet BİLGİN

    Meşrûtiyetin mürşidi İslâmiyettir Meşrûtiyetin devamı, ruhu, nokta-i istinadı ve mürşidi, şeriat ve milliyetimiz olan İslâmiyet olduğundan gayr-i müslimler bu ittihaddan ürkmek değil, takdis ve ünsiyet etmek lâzımdır.

    Üçüncü vehim: Bu cemiyetin, tefrikadan ve başkalarına tevlid-i ye’sden başka ne faydası var? Elcevap: Bu, tefrik değil, tevhiddir. Ye’s değil, ümit verir. O hakikat-ı uzmâ ki, nısf-ı küre-i arzda meknuz-u uruk-u zeheb gibi bir köşesini keşif ile tecellî etmiş yeni bir şu’ledir. Bahr-i Umman bir testide sığışmadığı gibi, İttihad-ı Muhammedî de Volkan idarehanesinde veya İstanbul’da sıkışıp kalmayacaktır. Belki şimdiki kuvveden fiile çıkmış bir parça İttihad-ı Muhammedî, karu’l-âsâ gibi ikazdan ibarettir. Hem de o derece uzun ve müteselsil ve merâkiz-i İslâmiyeyi birbirine rabteden silsile-i nuraniyi ihtizaza getirmekle, onunla merbut umum mü’minleri, İ’lâ-yı Kelimetullahın bu zamanda en büyük vasıtası olan maddeten ve mânen terakkiyata bir şevk ve âmir-i vicdânî ile sevk etmektir. Zira istibdat ve tahakkümden tahallus, hâhiş ve şevk-i vicdanî ile sevk olur. Halbuki binde bir tane münevverü’l-fikirdir; vicdanen mütehassis oluyor. Hiss-i dîn ile olsa, ehass-ı havâs ve en âmi, hiss-i din ile mütesâviyen tarik-i terakkîde münevverü’l-fikir gibidirler. Hem de tenvir-i fikre sebep olan mârifet-i âmm veya medeniyet-i tâm bizde olmadığı için, nûru’n-nur olan dîn-i İslâmı menar etmeliyiz. Tâ âheng-i terakkî muhtell olmasın. Dördüncü vehim: İçimizdeki gayr-i müslimler ürkecekler veya bahane tutacaklar. Elcevap: Bahane tutmak çocukluktur ve hâinliktir. Ürkmek ise cehalet veya tecâhüldür. Zira gayr-i müslimler kurûn-u vustâda ve vahşi oldukları zamanlarda, ferman-ı “Dinde zorlama yoktur.” (Bakara Sûresi, 2:256.) ile bu kadar edyan ve akvâm-ı muhtelife medeniyet-i İslâmiyede masum kaldıklarından, İslâmiyetin ulüvv-ü cenabı ve gayr-i müslim tevehhüm ettikleri mahzurun ademi, güneş gibi tezahür ediyor. Hem de gayr-i müslimlerin selâmeti vatanın saâdeti iledir. Ve meşrûtiyetin devamı, ruhu, nokta-i istinadı ve mürşidi, şeriat ve milliyetimiz olan İslâmiyet olduğundan gayr-i müslimler bu ittihaddan ürkmek değil, takdis ve ünsiyet etmek lâzımdır. Beşinci vehim: Ecnebîlerin bundan tevahhuş etmek ihtimali var. Elcevap: Bu ihtimale ihtimal verenler mütevahhiştir. Zira merkez-i taassuplarında İslâmiyetin ulviyetine dair konferanslarla(HAŞİYE) takdis etmeleri bu ihtimali reddeder. Hem de düşmanlarımız onlar değil; asıl bizi bu kadar düşürüp i’lâ-yı kelimetullaha mâni olan ve cehalet neticesi olan muhalefet-i şeriattır. Ve zaruret ve onun semeresi olan su-i ahlâk ve harekettir ve ihtilâf ve onun mahsulü olan ağraz ve nifaktır ki, ittihadımız bu üç insafsız düşmana hücumdur. Amma ecnebîlerin vahşî oldukları kurun-u vustada, İslâmiyet vahşete karşı husumet ve taassuba mecbur olduğu halde adalet ve itidalini muhafaza etmiş. Hiçbir vakit engizisyon gibi etmemiş. Ve zaman-ı medeniyette ecnebîler medenî ve kuvvetli olduklarından, zararlı olan husumet ve taassup zâil olmuştur. Zira din nokta-i nazarından medenîlere galebe çalmak ikna iledir, icbar ile değildir. Ve İslâmiyeti, mahbup ve ulvî olduğunu, evâmirine imtisalen ef’al ve ahlâk ile göstermekledir. İcbar ve husumet, vahşîlerin vahşetine karşıdır. Haşiye: Bismarck ve Mister Carlyle gibilerin malûm beyanatlarına işaret eder. Hutbe-i Şamiye, s. 100 LÜGATÇE: tevlid-i ye’s: Ümitsizlik doğurma. hakikat-ı uzmâ: Büyük hakikat. nısf-ı küre-i arz: Dünyanın yarısı. meknuz-u uruk-u zeheb: Altın madeni kaynağı. karu’l-âsâ: Sopa vurmak. merâkiz-i İslâmiye: İslâmî merkezler. tahallus: Kurtulma. mütesâviyen: Aynı derecede, eşit olarak. menar: 1- Nur yeri. Fener kulesi. 2- Câmi minâresi. 3- Yol işaretleri. tenvir-i fikr: Fikirlerin aydınlatılması. muhtell: Bozuk, berbâd, karışmış, işgal ve ihlâl edilmiş. tecâhül: Bilmezlikten gelme, bilmiyor görünme. kurûn-u vustâ: Orta çağ.

    Bu haber 31 defa okunmuştur.

    Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

    Eğitim-Bilim

    11 İl e-İmzaya geçti

    11 İl  e-İmzaya geçti Bursa Valisi Şahabettin Harput, düzenlediği basın toplantısı ile konu hakkında bilgilendirmede bulundu.

    KOPYACILAR BULUNSUN, SINAV İPTAL EDİLMESİN

    KOPYACILAR BULUNSUN, SINAV İPTAL EDİLMESİN Ankara Cumhuriyet Savcılığının Kamu Personeli Seçme Sınavında (KPSS) kopya iddialarına ilişkin soruşturması sürüyor...
    Özerklik değil demokratikleşme (1)03.Ağustos.2010

    GALERİ

    FACEBOOK

    HAVA DURUMU

    Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

    Reklam

     Yeni Asya - Ailenizin Gazetesi
    Risale-i Nur Enstitüsü
    www.SaidNursi.de
    www.KopruDergisi.com
    www.BizimAile.com
    www.CanKardes.com
    www.GencYaklasim.com
    www.fikih.info
    Risale-i Nur Külliyatı´nın tamamı burada
    Cevşen-ül Kebir
    www.bizimradyo.fm
    www.sentezhaber.com
    ListeNur.de - islami siteler listesi
    Haftalık İnternational Gazete


    RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

    Altyapı: MyDesign Haber Sistemi